Kazım Memiç

Kazım Memiç

ULUSAL EGEMENLİK İNSANLIĞIN EGEMENLİĞİDİR

  • kmemic@icloud.com
19 Nisan 2021 22:32 Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi 222

ULUSAL EGEMENLİK İNSANLIĞIN EGEMENLİĞİDİR
 
      İnsanın özelliği düşünebilmesidir. Düşünen insan başkasının aynı olamaz. Kendi benliğini tanır ve onu korumak için gerekli önlemleri alır. Her birey daha iyiye ulaşmak için kurguludur. Bu , bencilliğe döndüğü anda çıkar ilişkileri ortaya çıkar ki toplumsallık orda başlar.
      İnsanın az olduğu dönemlerde , toplumsal birliği sağlamak için bir araya gelirler , ortak davranış özellikleri tesbit ederek topluma yön verirlerdi. Bu sisteme bir isim verilecekse DOĞRUDAN DEMOKRASİ denebilir. Ancak günümüzde insanların topluca meydanlarda bir araya gelemiyeceğine göre temsili bir yönetim gündemdedir..
 
       İnsanlık, tüm süreçlerde “ Halkın halk tarafından yönetilmesi “  doğrultusunda savaş verdi. Ancak, gücü ( bir şekilde ) ele geçirenler, giderek kişisel, ya da zümre çıkarları doğrultusunda egemenliğe kement oldular. Kırallıklar, Derebeylikler, İmparatorluklar yüzyıllarca halka yük oldular, halkı köle gördüler, sömürdüler. Ulusları belli aileler, hanedanlıklar, ve hatta kendilerini Tanrı’nın yerde temsilcileri görenler yönetti. Hala da bu sistemsizlik içinde bocalıyor dünya.
 
        Kendi tarihimize bakalım. Orta Asya’dan başlayarak bir şekilde , kadın -erkek eşitliğinde toplumların yönetildiğini görürüz.  İmparatorluk
Dönemine geçince demokrasi ötelenir, halka söz düşmez, susturulur. Osmanlı imparatorluğunda da bu böyle olur. Fatih’le birlikte  başa geçene  “ kardeşlerin katli hak “ görülür. Baskı Sarayda başlar.
        Halk ise, vergi veren, gerektiğinde itirazsız savaşlarda canını veren olur. Anadolu insanı yüzyıllar boyu sessiz bırakılmıştır. Sesini çıkaranları, isyancılar diye telef etmişlerdi. Bizim olmayan yörelerde savaşa gönderilenler geri dönememişlerdi. Bunun ötesinde, Türk olmayan azınlıklara geniş haklar tanıyarak Türk Halkını ikinci, hatta üçüncü sınıf insan yerine koyanlar da bizim insanımızdı. Ve böylece , zaman içinde halka hiç hizmet  götürülmeyerek çaresizlik içinde hasta, yorgun bir Anadolu Türk’ü bırakıldı.
         Halkın Egemenliği yok edilerek, bu hak hanedanlıkta görüldü. Nasıl olursa olsun “ ÇOK YAŞA PADİŞAHIM (!) demek zorunluluk oldu.
 
        Sonunda , bıçak kemiğe SEVR Anlaşması ile dayandı. Artık Egemenlik kavramı Padişahların da elinden alınmıştı. Millet yoksulluk içinde olmak bir yana toprağını da kaybeder olmuş; dahası salgın hastalıklardan kırılır olmuştu. Hal böyle iken, Çanakkale Kahramanı Mustafa Kemal , kurtuluşu yine de Anadolu Türk’ünde görür, Samsun’dan sonra vardığı Amasya’da ( 22 Haziran 1919 ) yayınladığı  Genelge’de, “ Padişah Hükümeti vatanı kurtaramamaktadır ; MİLLETİ, MİLLETİN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR.” Diyerek, artık bundan sonra
Yeni bir döneme girildiğini , Padişahlığın söz sahibi olamayacağını işaret eder. Anadolu halkını Erzurum ve Sivas Kongrelerinde birleştiren Mustafa Kemal , Kurtuluşu halkın iradesinde görür. 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaşır ve Kurucu Meclis için çalışmaları sürdürür.
         23 Nisan 1920, Cuma günü Ankara’da TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ( TBMM ) açılır.  
         Ülke işgal altındadır. Batı Anadolu’da Yunanlılar kırım içindedir.  Ordu dağıtılmış, Osmanlı çaresizlik içindedir. Halk, savaş yorgunu, salgın hastalık içindedir.  Bu durumda, TBMM  yönetime el koyar. Mustafa Kemal Paşa, olumsuzluklardan Ordu kurmak, parasızlık içindeyken kaynak bulma yolunda, Meclisin iradesini öne alarak kaynaklar yaratır. Bunları yaparken de demokrasi temelinde davranışlarını sürdürür.
 
         TBMM  Hükümeti, aldığı kararlarla üç yılı aşkın zaman sürecinde, düşmanı 9 Eylül 1922’de , İzmir’de denize dökerek Türk Egemenliğinin utkusunu elde eder. GAZİ  MECLİS Dünyaya örnektir. Zira , emperyalizm karşısında ilk dik duran, ilk utku kazanarak sömürülmekte olan uluslara kurtuluş yolu açan bir Meclistir.
         Batı’nın çelik kalelerine Çanakkale’de karşı duran, onlara Çanakkale’yi  GEÇİLMEZ yapan, dünyanın efsane komutanı Mustafa Kemal Paşa mazlum Uluslara , “ yenilmeyecek güç yoktur, yeter ki halkınızla birlikte olun”  mesajı ile Doğu Uluslarına güneş oldu. Artık, Hindistanlının terzilerinin parmağı kesilmeyecek, içlerinden çıkan bir Gandi onlara bağımsızlık kazandıracaktı. Ne demişti Gandi :
 
      “ Atatürk, İngilizleri yeninceye kadar, ben Tanrı’nın da İngiliz olduğunu sanardım ! “
        Türk Kurtuluş Savaşı utkusundan sonra, Güney Asya’da, Afrika Kıtasında onlarca Cumhuriyet kuruldu. Bu bakımdan Batı,  Atatürk’ü asla affetmez. Onun devrimlerini örselemek, Türkiye Cumhuriyeti’ni  yeniden bir Ortadoğu devleti haline getirmek için uğraşırlar. Uygarlığın İslamla uyuşmayacağını yineleyerek örnek bir devleti hiç mi hiç istemezler. İslam coğrafyasında Türkiye’yi yalnız bırakmak için de tüm güçleriyle savaşırlar.
Kimliksizliği aşamamış ulusları birbirlerine kırdırarak sömürmeyi sürdürmenin pis yollarından asla vaz geçmezler.
 
         Türk Ulusu, tarihin her boyutunda Egemen olmuş, kullandıkları ilk Göktürk ABC’sinden beri uygarlığa katkı sunmuşlardır. Son Türk Devleti,Türkiye Cumhuriyeti, yaşam için BİLİMİN YOLUNU tercih etmiş, Atatürk’ün , “ Bir gün benim söylediklerim bilimle ters düşerse SİZ BİLİMİ  TERCİH EDİN “ söylemini  esas almıştır. Ancak, iç ve dış kaynaklar, ideolojik çıkarlar adına birleşerek, Cumhuriyete tuzak içindedir.
         Kurtuluş, Atatürk ilkelerini eksiksiz uygulamaktadır.
       Türk Ulusu, Gazi olan TBMM’yi  kutsal bir çatı olarak görür. Meclisi dışlamak isteyenlere sıcak bakmaz. Zira O Meclisin duvarlarında :
       “ EGEMENLİK KAYITSIZ , KOŞULSUZ MİLLETİNDİR ! “ yazar.
 
         Türk Milleti Atasının şu tesbitini de asla unutmaz:
        “  Ulusal Egemenlik öyle bir ışıktır ki , onun karşısında zincirler erir, tac ve tahtlar batar, yok olur. Ulusların tutsaklığı üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar. “
 
          Türk Ulusu’nun varlığını temsil eden 23 Nisan, Atatürk’ün , Türk çocuklarına  Bayram olarak armağanıdır.  Türk Çocukları 23 Nisan’ı  Atatürk’ün GENÇLİĞE HİTABESİ  ışığında koruyacak, geliştirecek ve Egemenliğinin bilinciyle yaşayacaktır.
         Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı , tüm ulusumuza kutlu olsun.
TC Kazım Memiç — TC Kazım Memiç ile birlikte.

Yorum Ekle

İlk Yorumlayan Siz Olun!

YAZARIN SON 5 YAZISI

Tüm Yazıları
Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi

Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesine ait, kurumsal bilgiler, güncel haber ve duyurular, etkinlikler, videolar ve galerilerin yayınlandığı resmi web sitesi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesi

Zafer Mah. Şevketiye Cad. 54 Gözler Apt. D: 9
İlkadım / samsun

Dernek Yazılımı: Medya İnternet™ - Dernek Sitesi Kulga © Tüm Hakları Saklıdır.